Günler Düşü – 22.05.2022
- Baran

- 22 May 2022
- 2 dakikada okunur

Günler Düşü dosyasını açmayalı neredeyse bir ay olmuş, döndüm. Depresyonda hissetmek beni Günler Düşü’ne yaklaştırırken hayatın seyrine karışmak beni bu konseptten çoğunlukla uzaklaştırıyor. Böylesinden tamamen memnunum diyemem, zihnin soğuk dehlizleri benim yatağım gibi. Günler boyu uyanık kalsam da nihayetinde tüm benliğim oraya dönüş ve uyku için çıldırıyor. Benim için titrek ve ağır usumu dünya dediğim dönme dolaba bulamanın pahası bu işte; uykusuzluk ve cinnet. Hayatın her anının içinde kalmak bu yüzden benim için çok imkânsız, dönem dönem kopuşlarım da tam da bu yüzden. Yalnızlık, benim anne kucağım. Bağımlılıklarım…
Hayatımın en üretken günleri içinde olmanın mutluluğu bir yana; farklı konseptlerde bir sürü içerik üretiyor olmak beni günden güne tüketiyor. Benim denizim bile sonsuz değil. Böyle zamanlarda hayata karışı aşırı kırılgan ve hassas oluveriyorum. Ben kişiliğimin ücralarından parça parça, tutam tutam topladığım her türlü doneye karşı bir cerrah hassasiyetle yaklaşıyor ve onları çocuklarım gibi gözden sakınıyorum. Böyle zamanlarda herkese karşı daha kibar, saygılı, ılımlı, kolay iletişim kuran biri oluyorum. İnsan ilişkilerini böyle kırılgan malzemelerden inşa eden her insan gibi nihayetinde kırıldığımda dört bir yanım kuşatılmış ve durmadan taciz ediliyormuş gibi hissediyorum. Aşklarım, inançlarım işgal altındadır. Kırıldıkça, baskı yedikçe hırçınlaşmak eşyanın tabiatı. İşte tam bu anda zihnimde kilit vurup da uzun süre yalnız bıraktığım o soğuk yatağa dönmek arzusu büsbütün sarıp ele geçiriyor beni. Günlerdir uğramadığım bu yatağın sertliği, soğukluğu, konfordan çok uzak yalnızlığı; dönüş yolunu nasıl zorlaştırıyor. Bağımlılıklarıma dönmemek için verdiğim savaş, bağımlılıklarımın pençesinden kurtulmak için verdiğim savaştan çok zor. Çünkü o yataktan çıkmak için harcadığım eforun motivasyonu beni heyecanlandıran, üretmemi sağlayan bir sürü proje, iş, insan, plan, yazı, sevdiklerimden oluşuyorken hayatın içinde kalmak için ortaya koyduğum mücadelede baştan sona yalnız ve çaresizim. Bu oldukça karışık durumu başka nasıl anlatabilirim bilmiyorum, bilirsiniz yeni depresyonlar uydurup dururum. Bağımlılıklarım… Bağımlılığı anlamak ve düşkünlüğün anlamının içinde kaybolmak teması benim için hiç yeni değilse de bugün hayatıma geri döndü. İhtiyacım olan o hiç bitmesini istemeyeceğim mola. Özerkliğimi teslim ettiğim hiçbir şeyin pençesinde/peşinde ölmeyeceğim. İntiharı düşünüyorsam hayattayım. Esrik düşüncelerim, esirliğim, bağımlılıklarım.

Günler Düşü’nü yazarken hiç ağlamadıysam da yalnızken çok ağladım, yalnızken çok ağladım, yalnızken çok ağladım.





Yorumlar