Günler Düşü - 27.07.2022
- Baran

- 27 Tem 2022
- 1 dakikada okunur

Hayallerimi devasa bir boşluğa terk ettim. Her masanın üzerinde bulduğum, dokunmamla soluklaşan geçmişe ait izler. Buldukça yitirdiğim; kum taneleri gibi avuçlarımdan, parmaklarımın arasından kayıp düşen heveslerim. Nereye gitsem ruhumun iç cebinde taşınan gurbetlik. Bugünlere ait ıstırabımı konuşurken kazandığı savaşlardan bahseden bir kumandan gibi içli fakat gururlu tavrımı koruyacağıma dair masumane bir inançtır, şimdi üzerimden paramparça çekilmiş olan. Cesur ve onurlu diyecekler halbuki suskun ve kederliyim. Ankara’nın rengi gözlerime zuhur etti.
Artık zafer ve şanda gözüm yok. Huzursuzluğumun başıma sardırdığı yorgun bunalımların titrek dokunuşlarından kurtulmaya mücadele ederken usumun hiçbir odasında muzaffer olmaya dair bir umut hiç kalmadı. Üstelik diyeceğim ki bu umut belki de kırık bir camın yansımasından gördüğüm, beni yanılgıya sevk eden bir tür yanılsamadan; zihnimde vuku bulan birçokları gibi belirip kaybolan onca imgeden birinden ibaretti. Hiç olmadı. Bu umudu var eden ancak ve ancak inancımdı. Olduğumu sandığım kişiye duyduğum kutsal sadakatin tabiatına haiz hükümdarlık alametlerindendi. Suskunum ama korkak olduğumu söyleyecek kadar henüz ileri gitmeyeceğim. Cesurca davrandığım iddiasına kapılıp bunu belime sabitlediğim bir sancak gibi göklerde dalgalandırma rezilliğine de düşmeyeceğim. Zira bana kalırsa korkak da değilim cesur da… Gelgelelim bu ikilemin önemini yitirmesi tedirginliğiyle bölüşüyorum her yaşımı.





Yorumlar